cafeyirmiyedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cafeyirmiyedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2010 Çarşamba

TAŞINIYORUZ


 
  Blog hazırlama fikri öyle çabuk gerçekleşti ki benim için isimini bile henüz düşünmemişken sanki bir mail aderesi alır gibi 1 dk içinde blog sahibesi oluverdim. Bir yılı içinde 43 tarifli yazı sığdırmışım benim için her biri ayrı tecrübe oldu. Şimdi tecrübesizliğimi burda bırakıp bir adım daha ileri gidelim ve buyrun http://www.cafeyirmiyedi.com'/ da buluşalım. Umarım bu yeni blog daha çok hoşunuza gider ve daha çok daha çok tarif olur. Bu tuhaf mutluluğu benimle paylaşmak isterseniz yeni evime beklerim. Yeni fikirleriniz eleştirilerinizi ve istekleriniz için ben göreve hazırım.... haydi taşınıyoruz sevgiler....


Büyük bir keyifle açılmıştı cafeyirmiyedi, bir hediyeydi bir süpriz olmuştu bana en sevdiğimden ama ömrü kısaymış... Şimdi batan geminin mallarını toplamak yerine eski gemime geri döndüm ve bir daha burayı terk etmek istemiyorum...  cafeyirmiyedi.com çöktü çökmesinin ardından bütün yeni tariflerim yazılarım da, ha bugün ha yarın kopyalarım diyerek sanal alemin kara kuyusuna gitmiş oldu. Ama en kısa zamanda eski tarifleri tekrar buraya ekleyeceğim, tabi yeni bir objektif aldıktan sonra da yeni tarifler burada olacak. Yani yıkılmadım ayaktayım demek istiyorum... Beni takip etmeye devam edin lütfen sevgiler...

28 Aralık 2009 Pazartesi

YENİ YIL HAZIRLIKLARI




 

  Kaç gün öncesinden hazırlıklara başladım ama kendim için değil yeni yıl gecesi evinde bir ziyafet vermek isteyenler için bir kaç alternatif düşündüm. Önce şöyle lezzetli ve meşakkatli bir pasta yapayım dedim vazgeçtim sonra güzel bir anayemek yaparım dedim ondan da vazgeçtim. Aklımda okadar çok şey varken ve sağım solum tarifken karar vermek çok zor oldu. Sonra neden anayemeğe yardımcı  şöyle bir kaç tane tarif vermeliyim dedim. Evimizde bir davet vereceğimiz zaman ana yemek ve tatlıdan çok arasıcaklara, soğuklara, mezelere, ufak iştah açıcılara vs.  karar vermek her zaman daha  zor oluyor diye düşündüm ve size lezzetli ve kolay bir kaç tarif hazırladım. Bugün 1. parti umarım yarın yenileri eklenecek ve bunlar da tatlı kısmına takviyeler olacak. ilk olarak kanepe sonra patatesli toplar ve sonra beşamelli fırında karnabahar olacak.





  Havanın yağmurlu ve karanlık olması fotoğraf çekmeyi isteyen birini bir hayli zorluyor heleki bu fotoğraf sever amatörse ne kadar zor olduğunu düşünemezsiniz. Binbir zorlukla okadar çok fotoğraf çekmişim ki şuanda hangisini koyacağımı bilemiyorum umarım beğenirsiniz.

  Kanepeler bildiğiniz gibi bir kerede yenebilecek iştah açıcılardır. Şeklini biraz farklı olması ve yeniyıl konseptine uyması adına yıldız şeklindeki kalıpla kestim. Üzerine ise bir dilim kiraz domates ve _aşağıda tarifi olacak_  krem peynirli karışımı krema sıkma torbasıyla şekilli bir şekilde sıktım. Vereceğim tarifle 1 dilim tost ekmeğinden iki yıldız kanepe çıkararak 16 tane kanepe elde ettim ama siz, gelecek misafir sayısını ikiyle çarpıp (bir kişinin 2 tane yiyebileceğini tahmin ederek) tarifi çoğaltabilirsiniz. Farklı tat ve şekiller de fikir edinmek isterseniz, arama motorunuza finger food yani parmakla yenen anlamına gelen ingilizce karşılığını yazmanız yeterli.





Gelelim ikinci iştah açıcımız patates toplarına, bu tarifi damak tadınıza göre tatlandırmanız için çok müsait. İçine ve çevresine dilediğiniz baharatı kullanıp tadını değiştirmeniz an meselesi . Tarifi aşağıya tabiki ekleyeceğim ama uyguladığıızda bambaşka bir lezzet yakalacağınıza eminim. Sizi bekleten tek şey patateslerin haşlanma süresi olacaktır mutlaka deneyin derim. Ben servisi  trufflede de kullandığım kapsüllerle yaptım. Siz kurdanla yada hiç birşey koymadanda servis edebilirsiniz adı üstünde finger food değil mi....?

Krem Peynirli Kanepe
Malzemeler (16 adet)
  • 4 yemek k. krem peynir
  • 4 yemek k. mayonez
  • 8 adet kiraz domates
  • 8 dilim tost ekmeği
  • 1 tatlı k. kuru nane
  • 1/2 çay k. kuru reyhan
  • 1 çay k. kırmızı biber
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası (karışımın yarısına)
  • dere otu (süslemek için)
 yaplışı

  1.  Salça ve domatesler hariç tüm malzemeleri karıştırn.Karışımı ikiye ayırıp yarısına salçayı ekleyin.
  2. Ekmek dilimleriniz kızartın yada kestikten sonra yağsız bir tavada şöyle bir çevirin. Tost ekmeklerinizi dilediğiniz bi kalıpla kesin yada direk dörde keserek kullanın. Artan ekmek parçalarını rondodan geçirip buzdolabında saklayarak daha sonra köfteleriniz de kullanabilirsiniz. 
  3. Domatesleri  çok ince olmayacak şekilde dilimleyin. Herbir kanepenin üzerine birer tane koyun daha sonra yıldız uçlu  krema sıkma tormasıyla (isterseniz çay kaşığı ile) kanepelerin üzerine karşımı  sıkın. Üzerlerine küçük birer dal dere otu yerleştirin.
  4. Afiyet olsun.
Patates Topları
Malzemeler (25 adet)
  • 4 orta boy patates
  • 1 orta boy soğan
  • 1 yemek k. salça
  • 2 yemek k. sıvı yağ
  • tuz, karabiber, kırmızıbiber
  • susam, sumak, dereotu, maydonoz, nane, kekik (üzeri için)
yapılışı

 Patatesleri soyduktan sonra ufak parçalara ayırın, ne kadar ufak parçaya ayırırsanız okadar çabuk haşlanacaktır. Tencereye alın patateslerin yarısına kadar su koyup tuzunu atın. Yaklaşık 20 dk orta ateşte haşlayın. Çatalla almaya çalıştığınızda bölünüyor yada çatala gelmiyorsa haşlanmış demektir. Fazla suyu varsa süzüp elinizi yakmayana kadar soğutun. Soğanı ince ince doğrayıp yağda pembeleşene kadar orta ateşte yaklaşık15 dk pişirin ve salçayı ekleyin şöyle bir karıştırıp ateşten alın. Patateslerin üzerine  kullanacağınız malzemeler hariç diğer malzemeleri haşlanmış patatese katın. Bu aşamada blender kullanarak püre haline getirirseniz cıvıklaşabilir o yüzden yoğurarak karıştırın. Top haline getirip dilediğiniz baharata bulayın. Afiyet olsun.


17 Aralık 2009 Perşembe

Kestaneli Kurabiye

Cafeyirmiyedi gururla sunar...





Çok net bir tarif ve başlık oldu 'kestaneli kurabiye'. Bazı tarifler vardır malzeme listesi kısa yapılışı net, işte bu tarif de tıpkı o tarifler gibi içinde kurabiyeyi kişileştiren tek bir malzeme var kestane. Belki de bu kurabiyeyi güzel yapan da bu sadeliğidir.
  Eğer fındıklı, cevizli yada tarçınlı kurabiye tariflerinden sıkılıp farklı şeyler denemek istiyorsanız bu kestaneli kurabiye tarifini deneyebilirsiniz. Tek uğraşı kestaneleri önceden haşlayıp, ayıklamak ve püre haline getirmek sonrası ise bildiğiniz gibi... En aşağıda kurabiye için kullandığım kestane püre tarifi olacak farklı yerlerde de olsa mutlaka  deneyin. Örneğin; kek, pasta, krema, cheesecake seçmek size kalmış.











  Kestaneli kurabiyeyi geliştirene kadar  3 farklı tarif  ve beş kurabiye şekli denedim. En güzeli ise püre haline getirdiğim kestaneyi , hem kurabiyenin hamuruna katıp, hemde pişirmeden önce arasına  koyarak yaptığım oldu. Kestaneleri sadece haşlayıp kırıntı olarak kurabiyenin hamuruna  katsam derseniz, hemen söyleyeyim ben denedim olmadı. Nedeni ise kestane kırıntırları, kurabiyenin içinde sertleşti. Yok ben arasında istemem sadece hamuruna katarım diyorsanız, olabilir ama pişirmeden önce kurabiyelerin arasına ekstradan koyacağınız kestane püresi, daha yoğun bir tat oluşturuyor. Püreyi kurabiyeler piştikten sonra üzerlerine koyarım derseniz, onu da denedim yine olumsuz bir cevap olacak ama bir bütünlük olmadı amiyane bir tabirle çok yavan oldu. Ve son olarakta ''altı üstü bir kurabiye, bu kadar uzatmanın ne anlamı var'' diye içinizden geçiriyorsanız, evet haklısınız ama yemek yapma aşkı bu olsa gerek...

Yeni yılı evde kutlamak isteyenler için  güzel bir tarifim olacak. Leziz bir ana yemek mi olur, yoksa nefis bir tatlı mı ona henüz karar vermedim ama misafirleriniz için bir süprizim olacak inşallah. içimden bir ses tatlı tatlı desede sanırım bir ana yemek tarifinin tam zamanıdır değil mi?

*kaynak: cafeyirmiyedi

Kestaneli Kurabiye
Malzemeler (25 tane)
  • 90 gr tereyağı
  • 1 yumurta sarısı
  • 1/2 su bardağı şeker ( 100gr)
  • 1  su bardağı + 1 çorba kaşığı un (150 gr)
  • 3/4 su bardağı mısır nişastası (100 gr)
  • 1 çay kaşığı kabartmatozu
  • 200 gr  kestane püresi *
* kestane püresinin tarifi aşağıdadır

yapılışı
  1. Oda sıcaklığındaki tereyağını, şekeri ve yumurta sarısını, krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  2. Ardından hazırladığınız kestane püresinden 4 yemek kaşığı ilave edip tekrar çırpın. Malzemeler iyice birbirine karıştıktan sonra nişasta, kabartma tozu ve unu eleyerek karışıma ekleyip iyice yoğurun. Elinize yapışmayan yumuşak bir hamur elde etmelisiniz. 
  3. Eğer hala elinize yapışıyorsa azar azar un ilave ederek kıvama getirin. Buz dolabında en az 30 dk streç filme sararak bekletin.
  4. Yaklaşık 25 tane ceviz büyüklüğünde yuvarladığınız hamurları, yağlı kağıt serili fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirin. Hazırladığınız kurabiyeleri avcunuzun içiyle hafifçe açın arasına çay kaşığı kadar kestane püresi koyup _en üsteki fotoğraftaki gibi_ iki yanından kapatın. Daha sonra isterseniz üst taraflarını şekere banıp tekrar tepsiye yerleştirin.  
  5. Önceden 180 derecede ısıttığınız fırında, yaklaşık 20 25 dakika kenarları altın rengini alana kadar pişirin.

Kestane Püresi

  • 200 gr kestane (25-30 tane )
  • 1/2 su bardağı sıcak su
  • 1/2 su bardağı şeker
yapılışı
  1. Kestaneleri haşlamadan önce  koyal soyulması için boydan boya çizin. Tencereya kestaneleri ve kestanelerin üzerini geçeçek kadar su koyup iyice yumuşayana kadar yaklaşık 30 dk haşlayın.
  2. Haşlanan kestaneleri sıcakken daha kolay ayıklarsınız bu yüzden soğumadan kabuklarını ve zar kısmını iyice temizleyin. 
  3. Ufak bir tencereye kestaneleri, sıcak suyu ve şekeri koyup 15 dk kısık ateşte pişirin. Son 5 dakika suyunu iyice çekeceği için sürekli karışrmalısınız. Daha sonra çatal yardımıyla yada blendır ile iyice püre haline getirin.
  4. Soğuduktan sonra kurabiye ve tatlılarda kullanabilirsiniz.

27 Kasım 2009 Cuma

İYİ BAYRAMLAR




  Bayramları  ailemizin bir araya toplanması için bir bahane olarak görürüm hep . Her bayramı mutlaka ailem ve sevdiklerimle geçirmeyi tercih ederim. Hiç bir zaman tatil olarak değerlendirmeyi düşünmemişimdir. Tabiki tatil yapmayı tercih edenleri, bayramı farklı yerlerde geçirmeyi planlayanları da yadırgamıyorum. Nese daha  fazla uzatmadan, ailecek ve sevdiklerinizle geçirebilceğiniz mutlu huzurlu sağlıklı nice bayramlar dilerim.




  Bu gördüğünüz kuzucuklar bayrama özel, gerçi biraz fare ve tavşan karışımı olsalar dahi onlar benim gözümde kuzu... Onları yapmakla uğraşırken 'İşte kuzu kuzu geldim' diye sürekli mırıl mırıl mırıldandım sizce de çok şirin değiller mi? Şimdilik tarif yok çünkü öyle leziz göründüklerine bakmayın  yerken hımm! dedirtecek kadar olmadılar. Sadece bayramınızı kuru kuru kutlamak istemedim tekrar iyi bayramlar.




15 Eylül 2009 Salı

İNGİLİZ EKMEĞİ SCONE


Scone ingilizlerin beş çaylarında çayın yanında sıcak olarak krema ve reçelle tatlandırdıkları bir ekmek.Aslında ekmekten çok, kurabiye ve çörek arasında sıkışmış bir lezzet scone. İçindeki malzemeler çok az sadece damak tadınıza göre kuru meyve ve yemişleri değiştirip hazırlaya bileceğiniz çok kolay bir tarif.



Haftalardır beni bekleyen scone tarifini daha fazla bekletmemek için buzdolabının kapağına yapıştırmıştım. İyikide öyle yapmışım çünkü daha fazla beklemesi benim için bir kayıp olurdu. Genelde ilk defa yaptığım tarifleri hemen sizinle paylaşmıyorum. Bazı değişiklikler yapıp pişme süresinden, kıvamından emin olmak için bazen defalarca deniyorum ve bekletiyorum. Ama sconeyi ilk defa yapmama rağmen çok başarılı bana sorarsanız Cafeyirmiyedi'nin favorileri arasına girmeye aday.


Dikkat etmeniz gereken birkaç püf noktasından sonra kolaylıkla yapabilirsiniz. Scone hamuruna elle fazla temas etmemeniz yani yoğurmamanız gerekiyor öncelik kural bu. Eğer şekil vermek için vs. yoğurmaya kalkarsanız hamur sıkılaşır ve piştikten sonra sertleşir. Bu yüzden kuru malzameleri bir kapta önce karıştırıyoruz daha sonra soğuk ve küp küp kesilmiş tereyağını ekliyoruz iki çatal yardımıyla el değmeden ekmek kırıntısı görünümüne gelene kadar kuru malzemelerle tereyağını bütünleştiriyoruz. Bu işlem sonrasında 5 dk buzluğa kaldırabilirsiniz. En son sıvı malzemeleri ekleyip yine hamura çok temas etmeden şekil veriyoruz.

 
malzemeler
  • 60 gr tereyağı (soğuk)
  • 2 su bardağı un
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 3 yemek kaşığı şeker
  • 160 ml krema
  • 4 incir kurusu küp küp doğranmış
  • 1/2 su bardağı ceviz
üzeri için
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 yemek kaşığı süt yada krema
yapılışı
  1. Un, kabartma tozu, şeker, tuz, ceviz ve incirleri bir kapta iyice karıştırın.
  2. Küp küp doğradığınız ve soğuk olan tereyağını el değmeden iki çatal yardımıyla unlu karışıma yedirin. 5 dk buzluğu kaldırın ki katı halini korusun.
  3. Daha sonra kremayı ilave edin ve yine iki çatak yardımıyla iyice karıştırın. Biraz ele yapışan bir hamur elde edeceksiniz.
  4. tezgaha alın yapışmaması için tezgahı unlayın hamurun üzerinide un serpin. Daha sonra merdaneyle hafifçe 2,5 cm kalınlığında açın ve dilediğniz şekilde kesin. İster pasta dilimi şeklinde isterseniz benim yaptığım gibi şekilli bir kalıpla keserek 8 yada 10 tane scone çıkarın.
  5. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. Üzerine 1 yumurta sarı ve 1 yemek kaşığı krema yada sütle hazırladığınız karışımı sürün.
  6. Önceden 200 derecede ısıttığınız fırında 15 dk üzerleri altın rengi olana kadar pişirin.
  7. Krema, kaymak, reçel veya bal ile sıcak şekilde servis edin. Afiyet bal şeker olsun.

12 Temmuz 2009 Pazar

TATİL

TATİL
Sanırım birkaç hafta yeni birşeyler göremeyeceksiniz ama kışa girmeden söz toparlayacağım bu durumu yaz rehaveti çöktü diyelim olur mu? olur olur...

23 Haziran 2009 Salı

LİMON SOSLU CHEESECAKE

    of of of bir ay olmuş tarif yazmayalı tabi siz benim ne kadar tembel olduğu mu bilmiyorsunuz ama şimdi öğrendiniz maalesef... Buraya yazsam çok yoğundum, şöyledir böyledir diye ama içim el vermez çünkü bariz yalan. Resmen tembellikten, havalar da malum okadar sıcak ki insanın içinden hiçbir şey yapmak gelmiyor en azından benim öyle... Kaç gün önce yaptım bu limon soslu cheesecake'i heleşükür bugün yayınlıyorum. Bence yaz ayları için hem hafif hemde serinletici bir tatlı. Kekini sade sosunu ise limonlu yaptım, böyle ekşi ekşi çok güzel oldu. Ev halkının pek tercih ettiği bir tatlı olmadığı için ve bende hepsini yiyemediğimden nerdeyse mundar oluyordu cheesecake ama son damlasına kadar bitti.

   Peynirinin çok olmasına bakmayın kıvamı çok güzel oluyor hele ertesi gün tadından yenmez. Eğer yinede çok derseniz ölçüleri yarı yarıya indirip daha küçük, kelepçeli bir kapta yapabilirsiniz. Aslında ben labne kullanmıyordum taki cafe fernando da Cenk bey'in metodunu öğrenene kadar. Labnenin içindeki su oranının fazla olması ve yağ oranının da düşük olması nedeniyle pınar krem peynir kullanıyordum. Ama labneyi 1 saat boyunca tel süzgecin içinde süzüyorsunuz böylece içindeki fazla su oranını almış oluyorsunuz. Sanırım ben bu sefer öyle bir saat boyunca beklemedim ve kekimin ortasında fay hatları oluştu. Gerçi bi derece limon sosuyla kamufle oldu ama yinede sabırla süzmek lazım. Bu yüzden labne peynirinin iyice süzülmesini bekleyin derim ben ve kolay gelsin.

  malzemeler
  • 900 gr labne peyniri
  • 1+1/4 su bardağı şeker
  • 1 çay kaşığı vanilya
  • 4 yumurta
  • 2 çorba kaşığı un
  • 1/2 su bardağı krema
  • 1 limon rendesi (tercihen)
tabanı için
  • 1 su bardağı kepekli bisküvi (robattan geçirilmiş)
  • 1 çorba kaşığı şeker
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • yada benim yaptığım gibi yarım ölçü tart hamuru (tarif)
sosu için
  • 50 gr tereyağı
  • 1/2 su bardağı şeker
  • 1 yumurta + 1 yumurtanın sarısı
  • 1 limon kabuğu rendesi (yarım limon rendesi de yeterli)
  • 1 limon suyu (ekşi sevmeyenler için yarım limon suyu yeterli)
yapılışı
  1. Önce bisküvileri erittiğinz tereyağını ve şekeri 23 cm lik kelepçeli bir kabın dibine bardağın arkasıyla iyice döşeyin. 180 derecelik fırında 9 dk pişirin.
  2. Piştikten sonra soğumaya bırakın.
  3. Tart hamuru kullanacaksanız tarife uyarak yapın. temsili bir tarif isterseniz buyrun.
  4. 1 kg labneyi süzgece bir kaç kat peçete koyup yarım saat kadar süzün sonra ters çevirip aynı şekilde bi yarım saat daha süzün. tekrar ölçütüğünüz de 900 grmını kullanın.
  5. Süzdüğünüz labneyi şekerle birlikte pürüzsüz bir kıvama gelene kadar iyice çırpın.
  6. Oda sıcaklığındaki yumurtaları tek tek ekleyin. ardından eleyerek unu, vanilyayı ve kremayı ekleyin. Kenarlarınıdan içine alarak sadece karışana kadar çırpın.
  7. Bu aşamada eğer seviyorsanız limon rendesi ekleyebilirsiniz.
  8. Daha önce hazırladığınız cheesecake tabanının üzerine dökün. Bir kaç kez tezgaha vurup içindeki hava kabarcıklarını çıkarın. Hatta yüzeye çıkan hava kabarcıklarını kürdan yardımıyla patlatı patlatıverin. Eğer bu işlemi yapmazsanız kekinizin çatlamasına neden olabilir.
  9. Fırın tepsisinin yanına nemi sağlaması için bir kase su koyun.
  10. 260 derecelik fırında 11 dakika pişirin.Daha sonra fırın ısı düğmesini 95 C dereceye getirin ve kekinin ortası sertleşmeye başlayıncaya dek fırının kapağını açmadan pişirin. Bu süre yaklaşık 40 dakika alır. Fazla pişirmemeye özen gösterin yoksa sertleşir.
  11. Fırının kapağını aralayarak soğutun.
  12. Soğuduktan sonra üstünü sıkıca kapayarak buzdolabında en az üç saat, tercihen bir gece bekletin. Servis için sıcak suya batıracağınız bir bıçakla kolay ve düzgünce dilimleyin.
sosun yapılışı
  1. Sosu benmari usulu pişiriyoruz. Tereyağı hariç bütün malzemeleri su dolu kabın içindeki diğer kaba koyarak sürekli karıştırarak pişirin.
  2. Kısık ateşte ve hızlı hızlı karıştırarak yapmalıyız yoksa yumurtalar pişebilir. Hafif kaynamaya başladığında ocaktan alın.
  3. Ocaktan aldığınız sosa tereyağını ekleyip karıştırın. Sos soğuduğunda ister servis yaparken istersenizde dilimlemeden direk kekin üzerine döküp kullanın.
  4. Tercihen limonlu dondurma ile servis yapabilirsiniz.
  5. Afiyet olsun...

22 Mart 2009 Pazar

İSTANBUL

 
 İlla ki yemek yapacak değiliz ya birazda gezelim. istanbul'u istanbul yapan bazı yerleri benim gözümden fotoğraflarla gezin , herhalde bu en çok fotoğraflı yazı olacak... Yeni yerler keşfetmeye gerek yok yolum düştü de geçmiştim dediğiniz yerlerden bu sefer sırf gezmek için geçin derim ben.



Kapalı çarşıya tranvayla çıkıp aheste aheste gezinin mutlaka ve yorgunluk çayı çukur muhallebicisinde... dönüşe tranvay yerine tabanvay inin, mesela sultan ahmette bir köfte yiyin ya da biraz daha sabredip eminönünde balık ekmek... İllaki tranvay yolunu takip etmeye gerek yok ara sokaklarda kaybolun biraz .


Mısır çarşısında büyülenin, esnaf daha bir farklı gelecek size çünkü onlar için geldiniz geçerken uğramadınız bu sefer , tahta kalenin ara sokaklarını gezin yeniden, mehmet efendiden 100 gr kadar kahve alın , bir madlen çikolatayla çocukluğunuzun tadına varın

Tutulacak balıkları izleye izleye geçin galatayı, daha bir oyalanın yetişecek bir yeriniz yok nasılsa.


Başınızı kaldırıp baktığınız galata kulesine üşenmeyip çıkın bu defa. Yokuşu tırmanmak komando merdivenlerinden çıkmak ve en sonunda ulaşmak galataya, yeditepeli şehre bir kerede siz tepeden bakın alabildiğine...


Kalabalığı takip edip beyoğlunun kalabalığında kaybolun sokak şarkıcılarına eşlik edin uzatılan mikrofonlara zırvalayın.


Gözünüze kestirdiğiniz bir yerde karnınızı doyurun, beyoğlu çikolatasının tadına bakarken yanınızdan geçip giden tranvaya binin çın çın...

Taksime gelmişken fransız sokağına uğrayın mutlaka, belki bir
fincan kahve ya da canlı bir müzik için gecede bir başka güzeldir istanbul da 24 saat yaşayan şehir...
İşte kaçınılmaz eve dönüş mutlaka vapur soğuğu içime çeke çeke....




24 Şubat 2009 Salı

MİNİ ETEKLİ FISTIKLI MAKARON


Fındıklı macarondan sonra şimdide antep fıstıklı macaron tarif aynı sadece fındık yerine fıstık koyuyorsunuz. Burdan bakabilirisiniz buyrun. Macaron için bir tarifim daha var ilerleyen zamanda onuda yapmak istiyorum daha çok yumurta akı daha az şekerle bilmiyorum nasıl olur. Denedikten sonra sizinlede paylaşırım. Fotoğraflarda belki farketmişsinizdir makaron eteklerim çok mini oldu ama lezzeti aynı.




Macaronlarım eteklendikçe insana daha bir şevk geliyor yapmak için. Mesela dün kuzenimle beraber yapmış olduğumuz macaronların etekleri neden mini oldu diye düşünüyorum sonra yine yapmak istiyorum acaba bu sefer nasıl olacak diye merak ediyor insan. Aslında en büyük püf noktalarından biride yumurta aklarını köpürtüp kuru malzemeleri ekledikten sonra bir süre karıştırmak gerekiyo akıcı kıvam alana kadar. Bazen yumurta aklarıyla alakalı olarak zaten kıvamı akıcı oluyor ozamanda sadece karışana kadar karıştırıp fazla kurcalamamak lazım.


 Bakalım şubat ayına daha ne kadar tarif sığdırabilirim. ama sıradaki tarif salyangoz kurabiye çok lezzetli ve afilli bi kurabiye. Badem ve kuru üzüm sevenlere...